Sponsor Link
En doğru mezhep hangisidir?
3 Şubat 2010 ||
Genel ||
0 Yorum ||
Toplam Hit: 30 Print
Hocam, yeni doğan bir insan hangi mezhep üzerine doğar? Bize hocala- rımız camilerde ezber yaptırırken, amelde mezhebimizi Hanefi olarak öğrettiler. Yıllardır bunu böyle bildik. Ama kimse niçin böyle olduğunu bize öğretmedi. En doğru ve hayırlı mezhep hangisidir? Bunu nasıl bilebiliriz? Müslüman olup dinimizle yeni kaynaşan bir insan bana, `Ben hangi mezheptenim?` dese, benim ne demem gerekir?`
Mezhep, gidilen yol demektir. Mezhep bir din değildir. Dinin uygulama biçimidir. İslam tarihinin ikinci yüzyılından sonra İslam hukuku uzmanları olarak bilinen Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Malık ve Ahmed bin Hanbel gibi İslam alimleri başta Kur`an ve Sünnet olarak birinci kaynaklardan dini hükümler çıkararak bunu öğrencilerine öğrettiler. Onlar da daha sonra bu içtihatları her tarafa ulaştırdılar. Zaman içinde Müslümanlar ibadet hayatlarını ve diğer sosyal yaşantılarını bu hükümlere göre uyguladılar. Bugün dünya yüzündeki Müslümanların çoğunluğu bu dört mezhebe göre hareket eder. Yeni dünyaya gelen bir insan sorumluluk yaşına gelince ibadetlerini anne-babasından gördüğü ve öğrendiği için kendisi de anne-babasının mezhebine göre dini hayatını yaşar. Ancak bu mezheplerin hepsi aynı kaynaktan geldiği için, aralarında temelde farklılıklar yoktur, sadece bazı ayrıntılarda farklar vardır. Bu açıdan bir insan daha sonra bulunduğu mezhepten bir başka mezhebe geçebilir veya hangi mezhebe bağlıysa, bazı konularda diğer mezheplerin görüşüne göre de hareket edebilir. Bugün ülkemizdeki Müslümanların çoğunluğu Hanefi mezhebine mensupken, özellikle Güneydoğu bölgemizde yaşayan Müslümanlar Şafii mezhebindedirler. Fıkıh kitapları, ilmihaller ve İslam hukuku kitapları da genellikle bu iki mezhebe göre kaleme alınmıştır.
***
`Babamın vefatının elli ikinci gecesi gelince neler yapmam gerekiyor? Bu husustaki dingörevlerim nelerdir?` Peygamber Efendimizin sünnetinde `ölünün kırkıncı, elli ikinci gecesi` gibi bir ibadet şekli yoktur. Bu, olsa olsa Müslümanların arasına sokulmuş asılsız bir iştir. Bunun yerine, her zaman, her yerde ve her fırsatta ölen yakınlarımız için dualar okur, Fatihalar gönderir, onların adına hayır ve hasenatta bulunur, ruhlarına Kur`an okuruz. Bu okuduklarımız onların ruhunu serinletecek, kabirlerini nurlandıracak, varsa üzerlerindeki kabir azabını hafifletecektir.
***
Hocam, bilgi yarışmalarında kazanılan para veya maddi menfaatlerin dinimizce sakıncası var mıdır?
Bilgi yarışmalarında kazananlara ödül verilmesi, para ve benzeri bir menfaat sağlanması tek taraflı bir işlemdir. Maddi olarak bir kayıp ve kazanma mevcut değildir. Yani, iki taraftan birisi kaybeder, diğeri kazanırsa, bu işlem bahse ve kumara girer. Bu açıdan bu çeşit yarışmalarda haram kazançtan söz edilmez.







