<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yardımx</title>
	<atom:link href="http://www.yardimx.com/haber/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yardimx.com/haber</link>
	<description>İlk Yardım Siteniz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Mar 2010 19:01:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>dis ile ilgili bilmeceler</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/dis-ile-ilgili-bilmeceler.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/dis-ile-ilgili-bilmeceler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 19:01:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/dis-ile-ilgili-bilmeceler.html</guid>
		<description><![CDATA[
DİŞLE İLGİLİ BİLMECELER
Biz biz idik
Otuz iki kız idik
Kıran geldi kırıldık
Kemik geldi dirildik
Cevap:DİŞ
Mini mini fincan,
İçi dolu mercan.
(DİŞ)
Biz biz idik biz idik,
Otuz iki kız idik,
Ezildik büzüldük bir duvara dizildik
(DİŞLER)
En son hangi dişler çıkar?
Cevabı göster
(Takma dişler)
Hangi macunla diş fırçalanmaz?
(Lahmacunla)
Yeni doğan zenci bi bebeğin dişleri ne renk olur?
(Yeni doğan bebeğin dişleri olmaz)
Hangi macun yenilmez?
(Diş macunu)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
DİŞLE İLGİLİ BİLMECELER</p>
<p>Biz biz idik<br />
Otuz iki kız idik<br />
Kıran geldi kırıldık<br />
Kemik geldi dirildik<br />
Cevap:DİŞ</p>
<p>Mini mini fincan,<br />
İçi dolu mercan.<br />
(DİŞ)</p>
<p>Biz biz idik biz idik,<br />
Otuz iki kız idik,<br />
Ezildik büzüldük bir duvara dizildik<br />
(DİŞLER)</p>
<p>En son hangi dişler çıkar?<br />
Cevabı göster<br />
(Takma dişler)</p>
<p>Hangi macunla diş fırçalanmaz?<br />
(Lahmacunla)</p>
<p>Yeni doğan zenci bi bebeğin dişleri ne renk olur?<br />
(Yeni doğan bebeğin dişleri olmaz)</p>
<p>Hangi macun yenilmez?<br />
(Diş macunu)</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/dis-ile-ilgili-bilmeceler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>elektrikli aletler keşfedilmeden önce insanlar nasıl yaşarlardı</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/elektrikli-aletler-kesfedilmeden-once-insanlar-nasil-yasarlardi.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/elektrikli-aletler-kesfedilmeden-once-insanlar-nasil-yasarlardi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 19:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/elektrikli-aletler-kesfedilmeden-once-insanlar-nasil-yasarlardi.html</guid>
		<description><![CDATA[
elektrikli  aletler keşfedilmeden önce insanlar nasıl yaşarlardı?  Elektirikli aletler keşfedilmeden önce insanlar gaz lambaları  kullanırlardı o zamanda bilgiye ulaşmak günümüz şartları kadar kolay  değildi gazete,dergi ve ansiklopedileri kullanırlardı haberleşme  aletleri şimdiki gibi televizyon internet telefon yoktu onun yerine  mektup,telgraf vardı onları kullanırlardı.Kısacası suanda hayatımızı  kolaylaştıran aletlerin bir cogu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
elektrikli  aletler keşfedilmeden önce insanlar nasıl yaşarlardı?  Elektirikli aletler keşfedilmeden önce insanlar gaz lambaları  kullanırlardı o zamanda bilgiye ulaşmak günümüz şartları kadar kolay  değildi gazete,dergi ve ansiklopedileri kullanırlardı haberleşme  aletleri şimdiki gibi televizyon internet telefon yoktu onun yerine  mektup,telgraf vardı onları kullanırlardı.Kısacası suanda hayatımızı  kolaylaştıran aletlerin bir cogu yoktu onun yerini zaman alan verimsiz  aletler vardı. Elektirikli aletlerin keşifleri ile birlikte insanlar  daha kısa zamanda daha başarılı işler yapmaya başladı </span></p>
<p><span><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/elektrikli-aletler-kesfedilmeden-once-insanlar-nasil-yasarlardi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayvan Yuvalarının Benzer ve Farklı Yanları</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/hayvan-yuvalarinin-benzer-ve-farkli-yanlari.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/hayvan-yuvalarinin-benzer-ve-farkli-yanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 19:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/hayvan-yuvalarinin-benzer-ve-farkli-yanlari.html</guid>
		<description><![CDATA[
Hayvanların  Yuvaları
Hayvanların, özellikle de yavruların korunmasında &#8220;yuvalar&#8221;ın son derece  önemli bir fonksiyonu vardır. Bu nedenle birçok canlı türü, şaşırtıcı  teknikler kullanarak, çok sayıda mimari detaylara sahip yuvalar inşa  ederler. Yuvaların inşasında çok farklı teknikler kullanılır. Hayvanlar  çoğu zaman bir mimar gibi plan yapar, gerçek bir duvar ustası gibi  çalışır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
Hayvanların  Yuvaları<br />
Hayvanların, özellikle de yavruların korunmasında &#8220;yuvalar&#8221;ın son derece  önemli bir fonksiyonu vardır. Bu nedenle birçok canlı türü, şaşırtıcı  teknikler kullanarak, çok sayıda mimari detaylara sahip yuvalar inşa  ederler. Yuvaların inşasında çok farklı teknikler kullanılır. Hayvanlar  çoğu zaman bir mimar gibi plan yapar, gerçek bir duvar ustası gibi  çalışır, bir mühendis gibi teknik çözümler getirir, bazen de bir  dekoratör gibi yuvalarını dekore eder, süslerler. Çoğu zaman bu usta  müteahhitler, yuvalarını hazırlayabilmek için gece gündüz hiç durmadan  çalışırlar. Eğer eşleri varsa, iş bölümü yaparak birbirlerine yardım  ederler. En çok özen gösterilen yuvalar ise, yeni dünyaya gelecek  yavrular için hazırlanan yuvalardır.<br />
Yuvaların hazırlanış teknikleri, bilinci ve zekası olmayan bir canlıdan  beklenmeyecek kadar mükemmeldir. Bu yuvaların, hayvanların kendi  zekalarıyla tasarlanamayacakları çok açıktır. Çünkü hayvanların bu  yuvaları inşa etmeden önce birçok aşamayı planlamış olmaları gerekir.  Öncelikle yumurtalarının veya yavrularının güvenliği için bir yuvaya  ihtiyaçları olduğunu belirlemeleri gerekir. Daha sonra ise yuva için en  uygun yeri tespit etmelidirler, hiçbir canlı yuvasını rastgele bir yere  yapmaz.<br />
Yuvanın yapısı ve kullanılan materyaller de bulunulan ortama göre &#8220;özel  olarak&#8221; seçilir. Örneğin deniz kuşları su kenarlarında yaşadıkları için,  ani su baskınlarına karşı suya gömülmeyen ve suda yüzebilen otlardan  oluşan özel yuvalar kurarlar. Kamışlıkların bulunduğu alanlarda yaşayan  kuşlar ise, rüzgarda sallandığında yuvadaki yumurtaların düşmemesi için  geniş ve derin yuvalar yaparlar. Bunun yanı sıra çöl kuşları, yuvalarını  sıcaklığın çevreye göre en az 10°C daha düşük olduğu çalılıkların  tepesine kurarlar. Çünkü aksi takdirde yer seviyesinde 45°C olan  sıcaklık, yavrular için adeta bir fırın etkisi yaratacak ve kısa sürede  ölmelerine sebep olacaktır.<br />
Yavrular için özel yuvalar<br />
Canlılar için yavrularının yaşamı çok önemlidir; yumurtladıktan veya  doğum yaptıktan sonra tek uğraşıları yavrularıdır. Yavruların  korunmasına çok büyük bir itina gösterirler. Söz gelimi çulhakuşu,  yavrularını korumak için bir tek yuva yapmakla yetinmez, etrafa çok  sayıda &#8220;sahte yuva&#8221; kurar. Bunun sebebi, yavruların büyüdüğü asıl  yuvayı, sahte yuvalar arasında gizlemek ve düşmanın dikkatini farklı  yuvalara çekmektir. Bu elbette ki çulhakuşunun kendi zekasından  kaynaklanması mümkün olmayan, son derece ince planlanmış bir yanıltma  taktiğidir. 	  	 	 	 	 	 	 			 	 		 	 		 	 	 	 		 	 	 	 		 	 		  Düşmanlardan yuvayı korumak için başvurulan en yaygın yöntemlerden bir  diğeri de yuvayı kuru yaprakların ya da dikenli bir ağaçlığın içine  gizlemektir. Bazı türler de, bir kovuğun içinde anne ve yumurtaları  varken, onları korumak amacıyla ya bu kovukların girişini çamurla  kapatır ya da salgılarını ve toprağı karıştırarak oluşturdukları sıvayı  kullanıp, girişe kare şeklinde bir duvar örerler.  Birçok kuş türü, bitki liflerini, ot ve çalı çırpı gibi malzemeleri  örerek yavrularının rahat büyümeleri için çok sağlam ve hayli ilginç  yuvalar yapar. İlk kez yavrulayacak olan genç bir kuş, bir yuvanın nasıl  yapıldığını o güne kadar hiç görmediği halde, daha ilk denemesinde  kusursuz bir yuva inşa edebilir.  Hayvanların yuvaları incelendiğinde görülen mimari üstünlüklerin yanı  sıra, anne ve babanın yuva yapımı için gösterdikleri olağanüstü  fedakarlıklar da dikkate değerdir. Örneğin kuşlar, yavruları için  yuvaları büyük bir özenle hazırlarken, kendilerine daha sıradan yuvalar  inşa ederler.  Yuvaların yapım aşamaları düşünüldüğünde bu hayvanların ne kadar büyük  zahmetlerle bu yuvaları inşa ettikleri, ne kadar çok enerji harcadıkları  ve nasıl bir özveride bulundukları daha iyi anlaşılacaktır. Bir kuşun,  inşa ettiği en sıradan yuva için bile yüzlerce kez uçuş yaparak çalı  çırpı toplaması gerekir. Çünkü gagasında her seferinde sadece bir veya  iki parça taşıyabilir. Ancak bu durum kuşu yıldırmaz ve büyük bir  sabırla gerekli malzemeyi taşımaya devam eder. Bu esnada asla bıkıp  usanmaz, malzemeyi yorulduğu için eksik tutmaz, hiçbir detay için  üşenmez.  Her zaman aynı özenle hazırlanan yuvalar  Canlıların bu yetenekleri hakkında dikkat edilmesi gereken bir detay  daha vardır: Her canlı doğduğu andan itibaren kendi türünün kullandığı  yuvanın kurulması ile ilgili tüm bilgilere ve yeteneğe sahiptir. Her  hayvan türü, dünyanın neresinde olursa olsun yuvasını aynı şekilde inşa  eder.  Kuşkusuz tüm bunlar söz konusu canlıların kendi başlarına sahip  olabilecekleri yetenekler değildir. Öyle ise kuşlara ve diğer canlılara  kusursuz denebilecek yuvaları inşa ettiren güç nedir? Canlılar sahip  oldukları bu yetenekleri nasıl kazanırlar?  Canlıların yuvalarını inşa etme yöntemlerini rastgele elde etmedikleri  açıktır. Bu bilgilerin ve yeteneklerin tümünü hayvanlara ilham eden ve  onları üstün yeteneklerle birlikte var eden sonsuz ilim ve güç sahibi  Allah&#8221;tır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/hayvan-yuvalarinin-benzer-ve-farkli-yanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boş karne örneği ve takdir teşekür belgesi &#8211; lise ilköğretim</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/bos-karne-ornegi-ve-takdir-tesekur-belgesi-lise-ilkogretim.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/bos-karne-ornegi-ve-takdir-tesekur-belgesi-lise-ilkogretim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 19:00:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/bos-karne-ornegi-ve-takdir-tesekur-belgesi-lise-ilkogretim.html</guid>
		<description><![CDATA[ 
Arkadaslar zayıflardan korkmayın 1. dönem gecti ama  bunun 2. dönemi war ailenize söz verip yırttıysnız pacayı 2. dönemde  zayıfla gelirseniz diye sahte karne sahte taktir teşekkür buyrun
Eğer il sayfaya dönmek isterse karne üzerinde sağ tıkla ve ´Çal &#8211; Oynat´  seç..
Online hemen sahte karne Hazırla

//  
// 




]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="spn_yazilacak_kisim"> </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><span style="color: red;">Arkadaslar zayıflardan korkmayın 1. dönem gecti ama  bunun 2. dönemi war ailenize söz verip yırttıysnız pacayı 2. dönemde  zayıfla gelirseniz diye sahte karne sahte taktir teşekkür buyrun<br />
Eğer il sayfaya dönmek isterse karne üzerinde sağ tıkla ve ´Çal &#8211; Oynat´  seç..</span></span></p>
<p><strong><span id="spn_yazilacak_kisim"><a href="http://www.myrtlenetwork.com/karne/sahtekarne.html" target="_blank">Online hemen sahte <strong style="color: black; background-color: #a0ffff;">karne</strong> Hazırla<br />
</a></p>
<div><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3063777385441626";
/* 468x60, oluşturulma 14.03.2008 */
google_ad_slot = "7911888087";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
// ]]&gt;</script> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
// ]]&gt;</script><ins style="display: inline-table; border: medium none; height: 60px; margin: 0pt; padding: 0pt; position: relative; visibility: visible; width: 468px;"><ins style="display: block; border: medium none; height: 60px; margin: 0pt; padding: 0pt; position: relative; visibility: visible; width: 468px;"></ins></ins></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.epa.com.tr/urunler/bformlar/tesekkur_belgesi.gif"  target="_blank" rel='nofollow'><img style="border: 0pt none;" src="http://www.epa.com.tr/urunler/bformlar/tesekkur_belgesi.gif" border="0" alt="" width="432" height="320" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.epa.com.tr/urunler/bformlar/takdir_belgesi.gif"  target="_blank" rel='nofollow'><img style="border: 0pt none;" src="http://www.epa.com.tr/urunler/bformlar/takdir_belgesi.gif" border="0" alt="" width="432" height="320" /></a></p>
</div>
<p></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/bos-karne-ornegi-ve-takdir-tesekur-belgesi-lise-ilkogretim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>demokrasimize yönelik iç ve dış tehtitler nelerdir</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/diger-konular/demokrasimize-yonelik-ic-ve-dis-tehtitler-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/diger-konular/demokrasimize-yonelik-ic-ve-dis-tehtitler-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 19:00:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/diger-konular/demokrasimize-yonelik-ic-ve-dis-tehtitler-nelerdir.html</guid>
		<description><![CDATA[
İÇ TEHDİT
Yurdumuz, hem coğrafî konumu hem de jeopolitik durumu bakımından çok  önemli bir yerdedir. Bu nedenle, çok eski zamanlardan beri yabancıların  emelleri yurdumuz üzerinde olmuştur.
İç tehdit unsurları; irtica, anarşi, terör, uyuşturucu madde kaçakçılığı  ve ticaretidir. Bu unsurlar, ülkemizi bölmeyi ve yıkmayı  amaçlamaktadır.
Dış güçler anarşi ve terör olaylarıyla demokrasinin sağladığı  özgürlükleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
İÇ TEHDİT</p>
<p>Yurdumuz, hem coğrafî konumu hem de jeopolitik durumu bakımından çok  önemli bir yerdedir. Bu nedenle, çok eski zamanlardan beri yabancıların  emelleri yurdumuz üzerinde olmuştur.</p>
<p>İç tehdit unsurları; irtica, anarşi, terör, uyuşturucu madde kaçakçılığı  ve ticaretidir. Bu unsurlar, ülkemizi bölmeyi ve yıkmayı  amaçlamaktadır.</p>
<p>Dış güçler anarşi ve terör olaylarıyla demokrasinin sağladığı  özgürlükleri, kötüye kullanmayı, ülke içinde karışıklık yaratmayı,  ülkeyi yıpratmayı ve devlet otoritesini zayıflatmayı amaçlarlar. Bunun  için de ulusal birlik ve beraberliği bozarak, halk üzerinde dehşet ve  korku yaratarak halkı sindirme, gerçekleri kendi amaçları doğrultusunda  değiştirme yoluna giderler. Halka ve devlet kuruluşlarına karşı  saldırıda bulunurlar.</p>
<p>Ülkemizde yıkıcı ve bölücü unsurların hedefi; Türk Devleti&#8221;ni  parçalamak, Atatürk ilkeleri doğrultusunda kurulmuş olan çağdaş anlayışı  yıkarak yerine kendi görüşleri doğrultusunda bir düzen kurmaktır. Bu  unsurlar, uyuşturucu madde kaçakçılığı ve ticareti yaparak bir ülkenin  geleceği olan gençleri zehirlemeyi kendi hedefleri arasına  almışlardır.Bu sebeplersen dolayı Demokrasisi gelişmemiş ülkeler hep  bölünme tehlikesi ile karşı karşıyadır.</p>
<p>DIŞ TEHDİT</p>
<p>Türkler, tarih boyunca çok geniş ve değişik yerlerde (Çin&#8221;den Avrupa  ortalarına) egemenlik kurmuşlardır. Çevrelerindeki ülkelerle iyi  ilişkilerde bulunmakla beraber, varlıklarını devam ettirebilmek için  zaman zaman da savaşmak zorunda kalmışlardır.</p>
<p>Türklerin Anadolu&#8221;ya yerleşerek birçok ülkenin ele geçirmeyi amaçladığı  boğazlara sahip olması, bu ülkelerin bize yönelik tehditlerini ve  düşmanlıklarını artırmıştır.</p>
<p>Dünyada jeopolitik açıdan çok önemli bir yere sahip olan ülkemize  yapılacak bir saldırı dünya barışını tehdit edecektir. Bu nedenle dış  tehdit unsurları ülkemizi içten bölerek ele geçirmek istemektedirler.</p>
<p>Ülkemize yönelik dış tehditlerin en önemlilerinden biriside  demokrasimize yöneliktir.</p>
<p>Türkiye&#8221;yi doğrudan saldırılarla ele geçiremeyeceklerini bilen dış  güçler Domokratikleşmemizi hedef alan, kendi amaçları doğrultusunda  etkinlik gösteren yıkıcı ve bölücü unsurlara yardım ederken, onlardan  Türkiye&#8221;nin sırlarını casusluk yoluyla öğrenmek istemektedirler. Bu  güçler, Türk gençliğini, aydınlarını ve ülkenin hassas yönlerini hedef  olarak seçmişlerdir. Ayrıca bunlar dost ve müttefik ülkelerde bulunan,  Türk yıkıcı unsurları ve Türkiye&#8221;de etkinlikte bulunan yıkıcı  unsurlarla is birliği halindedir. Türkiye&#8221;deki kanun dışı bu unsurlar  ile Ermeni terör unsurları da ilişki içindedir. Öyle ki Türkiye&#8221;de  meydana gelen kaçakçılık ve terör olaylarının bazılarını Ermeni terör  unsurları üstlenmiştir. Ermeni terör unsurları, uyuşturucu madde ve  silâh kaçakçılığını, hatta komsu ülkelerdeki büyükelçilik  görevlilerimize düzenledikleri saldırıları diğer yıkıcı unsurlarla  birlikte yapmaktadırlar. Sonuç olarak demokratik ve gelişmiş  Türkiye  dış güçler için bir tehdit olacaktır. Buda dış güçlerin  kabullenemeyeceği bir durumdur.</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/diger-konular/demokrasimize-yonelik-ic-ve-dis-tehtitler-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yon Bulmada Kullanilan Cesitli Yontemler</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/yon-bulmada-kullanilan-cesitli-yontemler.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/yon-bulmada-kullanilan-cesitli-yontemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:59:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/yon-bulmada-kullanilan-cesitli-yontemler.html</guid>
		<description><![CDATA[
Pusula
En bilinen yön bulma aleti pusuladır. Pusulanın ibresi daima kuzeyi  göstemektedir.
Doğada Pusulasız Yön Bulma
Pusula ya da GPS gibi yön bulma da araçları olmadan da geleneksel  yöntemlerle yön bulunabiliyor. Ancak bu yöntemlerle yön tam olarak  belirlenmez, yalnızca kabaca bir fikir elde edilir.
Sopa ve Taş Yöntemi
Havanın açık ve güneşli olması gerekir. Yaklaşık l m [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
Pusula<br />
En bilinen yön bulma aleti pusuladır. Pusulanın ibresi daima kuzeyi  göstemektedir.</p>
<p>Doğada Pusulasız Yön Bulma<br />
Pusula ya da GPS gibi yön bulma da araçları olmadan da geleneksel  yöntemlerle yön bulunabiliyor. Ancak bu yöntemlerle yön tam olarak  belirlenmez, yalnızca kabaca bir fikir elde edilir.</p>
<p>Sopa ve Taş Yöntemi<br />
Havanın açık ve güneşli olması gerekir. Yaklaşık l m boyunda düz bir  sopa zcmine çakılır. Sopanın gölgesinin ucuna küçük bir taş koyulur.  Gölge sabahları sopaya doğru yaklaşmayı öğleden sonraysa uzaklaşmaya  başlar. 15-20 dakika sonra gölgenin ucuna ikinci bir taç koyulur. Bu iki  taş arası bir çizgiyle birleştirilir. Bu çizgi doğu-batı çizgisidir.  Sonra sol ayak ilk taşın olduğu yere, sağ ayak da ikinci taşın olduğu  yere yerleştirildiğinde bakılan yön kuzeydir. Bu yöntemden doğru sonuç  almak için, zeminin düz olması ve gölgenin ucunun hassas işaretlenmesi  gerekir.</p>
<p>Saat Yöntemi<br />
Akrep ve yelkovanı olan saatlerle de yön tayini yapılabiliyor. İlk  olarak akrebin ucu güneşe doğru döndürülür. Akreple saat 12 noktası  arasındaki açının ortasından bir çizgi geçirilir. Açının iç kısmından  geçen çizginin olduğu taraf güneyi diğer tarafsa kuzeyi gösterir. Ayrıca  güneşe yakın olan taraf da daima güney yönünü gösterir.</p>
<p>Yıldızlardan Yararlanma<br />
Yıldızların hareketlerine bakarak da yön tayini yapılabilir. Yere  sabitlenmiş olan bîri kısa biri uzun olan iki sopa ya da iki sabit  referans noktası yardımıyla herhangi parlak bir yıldıza bakarak yön  tayini yapılabilir. Yıldız, sağa doğru hareket ediyorsa güneye  sola  doğru hareket ediyorsa gidiyorsa kuzeye, yükseliyorsa doğuya,  alçalıyorsa batıya doğru bakılıyor anlamına gelir. Burada aslında  yıldızlar hareket etmez, dünya kendi ekseni etrafında döndüğünden  yıldızlar hareket ediyormuş gibi görülür. Bunun yanında Kutup  Yıldızından da yararlanılabilir. Kutup Yıldızı, kuzey kutbu üzerinde ve  sabit bir yerdedir. Havanın açık olduğu her zaman Kutup Yıldızı&#8221;na  bakarak coğrafi kuzey yönü bulunabilir. Kutup Yıldızı&#8221;nı bulmak için  Önce kepçe biçiminde olan &#8220;Büyük Ayı Takımyıldızı&#8221; bulunur. Kepçenin  sapınıdan en uzaktaki iki yıldız üzerinden hayali bil çizgi geçirilir.  Bu iki yıldız arasındaki mesafenin 5-6 katı kadar uzaklıkta bir yerde  kutup yıldızı bulunur. Kutup yıldızının nerede olduğundan emin olmak  İçin &#8220;Koltuk Takımyıldızı&#8221; da kullanılabilir. Bu takımyıldızı,  büyük  Ayı&#8221;nın tam karşısında ve basık &#8220;W&#8221; biçiminde. Kutup Yıldızı bu iki  takımyıldızı arasında yer alır.</p>
<p>Bitkilerden Yararlanma<br />
Kesin olmamakla birlikte bitkiler de gidilecek yön hakkında bilgi  verebilir. Çok yıllık bitkilerin (çam, meşe gibi) güneşe bakan ya da  ekvatora yakın olan bölümlerinde daha fazla yeşillik bulunur.  Karayosunları gölgede ve nemli yerlerde yaşadığından ağaç ya da  kayaların yosunlu bölümleri ekvatora değil kutuplara bakan taraftır.   Ayrıca söğüt, kavak gibi ince dallı ağaçlar da güneşe doğru (ekvator)  eğilirler. Ancak bu güçlü&#8221; ve devamlı esen rüzgarlar dalları başka  yönlere çevirebilir.</p>
<p>Rüzgarlardan Yararlanma<br />
Kıyı bölgelerinde, rüzgarlar sabahleyin dcnize,  akşama doğru da karaya  doğru eser. </span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/yon-bulmada-kullanilan-cesitli-yontemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Odev kapaklari &#8211; Trafik Fen Matemetik sosyal Turkce vs</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/odev-kapaklari-trafik-fen-matemetik-sosyal-turkce-vs.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/odev-kapaklari-trafik-fen-matemetik-sosyal-turkce-vs.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:59:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/odev-kapaklari-trafik-fen-matemetik-sosyal-turkce-vs.html</guid>
		<description><![CDATA[






Dosya Türü : Çeşitli
Şifresi : odevsor.com
Sayfa Adedi : Bir çok
 
Her Sınıf ve ders İçin Ödev kapağı Örnekleri



]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="border: 2px outset #ff9900; font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10.5pt; color: #000000;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="14px" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="100%" align="left" bgcolor="#ffffff"><strong><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
</span></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="100%" align="center"><strong>Dosya Türü :</strong> Çeşitli<br />
<strong>Şifresi :</strong> odevsor.com<br />
<strong>Sayfa Adedi :</strong> Bir çok<br />
<a href="http://www.odevsor.com/odevler/OdevKapaklari.rar"> <img src="http://www.odevsor.com/resimler/download.png" border="0" alt="" /><br />
Her Sınıf ve ders İçin Ödev kapağı Örnekleri</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/odev-kapaklari-trafik-fen-matemetik-sosyal-turkce-vs.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ataturk un Matematik Alaninda Ulkemize Getirdigi Yenilikler</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/ataturk-un-matematik-alaninda-ulkemize-getirdigi-yenilikler.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/ataturk-un-matematik-alaninda-ulkemize-getirdigi-yenilikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:59:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/ataturk-un-matematik-alaninda-ulkemize-getirdigi-yenilikler.html</guid>
		<description><![CDATA[
Günümüzün bilim  ve teknolojisinin bel kemiği olan matematik, kendine özgü doğrulara,  yanlışlara ve dile sahiptir. Bir dile sahiptir diyorum çünkü, sadece  matematik ile yakından ilgilenenlerin anlayabileceği veya &#8220;üçgen, kare,  dikdörtgen, çember, daire vb..&#8221; gibi herkesin yakından bildiği terimler  ve çeşitli sembolik gösterimlere sahiptir matematik. Hiç düşündünüz mü,  nereden geliyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
Günümüzün bilim  ve teknolojisinin bel kemiği olan matematik, kendine özgü doğrulara,  yanlışlara ve dile sahiptir. Bir dile sahiptir diyorum çünkü, sadece  matematik ile yakından ilgilenenlerin anlayabileceği veya &#8220;üçgen, kare,  dikdörtgen, çember, daire vb..&#8221; gibi herkesin yakından bildiği terimler  ve çeşitli sembolik gösterimlere sahiptir matematik. Hiç düşündünüz mü,  nereden geliyor bu terimler? Kim, neden üç kenarı olan kapalı eğriye  üçgen adını vermiş diye. Bu konu üzerine bir araştırma yaptığınızda  karşınıza çıkacak tek isim vardır ki O da şüphesiz önünde saygıyla  eğildiğimiz, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk´tür.</p>
<p>Cumhuriyetten önce çeşitli okullarda okutulmuş bir matematik  kitaplarını incelerseniz; içlerinde Arap harfleriyle yazılmış formüller;  müselles, murabba veya hatt-ı mümas gibi günümüz matematiğinde bir  anlam ifade etmeyen bir çok terim görürsünüz. Günümüzde Atatürk  sayesinde kullandığımız terimlere baktığımızda, bu eski Arapça  terimlerin anlaşılmasının ve hatırlanmasının ne denli güç olduğuna siz  de hak verirsiniz elbet. Bir düşünün &#8220;Müsellesin sathı yatalay, dikeley  zarbının müsavatına müsavidir.&#8221; Cümlesinden ne anlıyorsunuz? Belki  anneanne ve dedelerimiz bize bu cümle içinden bir kaç kelimeyi günümüz  Türkçe´sine çevirebilir ama bir çoğunuz gibi ben de bu cümleyi ilk  okuduğumda hiç bir şey anlamamıştım. Oysa bu cümle &#8220;üçgenin alanı,  tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.&#8221; Demektir. Belki  sadece bu cümledeki kavram anlaşılmazlığı bile bize Atatürk´ün bu konuda  matematiğe ve dolayısıyla diğer ilimlere ne denli değerli bir çalışma  bıraktığını anlamamız için yeterli olacaktır. Mesela, Müselles sözcüğünü  ele alalım. Müselles Arapça ´sülüs´ sözcüğünden türetilmiştir.  Arapça´daki sülüs ile müselles sözcüklerinin arasındaki ilişkiyi  kavrayabilmek, Arapça bilmeyenler için oldukça zordur. Sülüs sözcüğünün  Türkçe´de karşılığı ´üç´ kelimesidir. Üç´ün yanına ´gen´ getirirsek  üçgen sözcüğü oluşur. Bu müselles sözcüğünden daha kolay  anlaşılmaktadır. Atatürk´ün matematik dünyasına kazandırdığı diğer bazı  terimlerden de şöyle örnekler verebiliriz;</p>
<p><strong>Yeni İsmi || eski ismi</strong><br />
Bölen || Maksumunaleyh<br />
Bölme || taksim<br />
Bölüm || Haric-i Kısmet<br />
Bölünebilme || Kabiliyet-i Taksim<br />
Çarpı || zarb<br />
Çarpan || mazrub<br />
Çarpanlara Ayırma || Mazrubata Tefrik<br />
Çember || Muhit-i Daire<br />
Çıkarma || tarh<br />
Dikey || amudi<br />
Limit || gaye<br />
Ondalık || Aşar´i<br />
Parabol || Kat´ı Mükafti<br />
Piramit || ehram<br />
Prizma || menşur Sadeleştirme || ihtisar<br />
Pay || suret<br />
Payda || mahrec<br />
Teğet || Hatt-ı Mümas</p>
<p>Bu Arapça kökenli kelimelerle matematik yapmanın ve yapılanların ne  ifade etmek istediğini anlayarak çağdaşlık yolunda ilerlemenin ne denli  zor ve zahmetli olacağını anlatmaya gerek olmasa sanırım. Atatürk´ün  bulduğu bu ve bunlar gibi bir çok terimler günümüzde hala geçerliliğini  korumakta ve matematiği bizler için daha anlaşılır kılmaktadır. Atatürk  bu terimlerin yer aldığı 1937 yılında yayımlanan bir de geometri kitabı  yazmıştır. Bu kitapta kullanılan yeni terimler ayrıntılarıyla açıklanmış  ve üzerlerine örnekler de verilmiştir. Bu kitap geometri öğretenlere ve  bu konuda bilgi edinmek isteyenlere kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca  yayınlanmıştır.</p>
<p>Mustafa Kemal bu geometri kitabını yazarak matematiğe daha anlaşılır  yeni terimler kazandırmak isteğini Sivas´ta girdiği bir geometri  dersinde ortaya koymuştur. Atatürk 13 Kasım 1937 tarihinde Sivas´a  gitmiş ve 1919 yılında Sivas kongresinin yapıldığı lise binasında bir  geometri (o zamanki adıyla hendese) dersine girmiştir. Bu derste  öğrencilerle konuşmuş ve geometri üzerine çeşitli sorular yöneltmiştir.  Ders esnasında eski terimlerle matematik öğreniminin ve öğretiminin  zorluğunu bir kez daha saptayan Atatürk &#8220;Bu anlaşılmaz terimlerle bilgi  verilemez. Dersler Türkçe terimlerle anlatılmalıdır.&#8221; Diyerek bu  konudaki kesin yargısını açıkladıktan sonra, dersi kendi buluşu olan  Türkçe terimlerle ve çizimleriyle anlatmıştır. Bu sırada derste Pisagor  teoremini de çözümlemiştir.</p>
<p>Elbette ki, matematik ve geometri bilgisi yeterli olmayan bir insanın  bilimsel ve dolayısıyla toplumsal açıdan bu denli önemli bir çalışmayı  ortaya çıkararak nesiller boyu kabul edilebilir bir forma sokması mümkün  değildir. Böylece Atatürk sadece siyasi ve idari alandaki dehasıyla  değil, sayısal dünyadaki üstün başarısıyla da karşımıza çıkmış oluyor.</p>
<p>Sizin de gördüğünüz gibi Atatürk´ün yaşamında matematiğin önemi bugüne  kadar bildiğimiz veya ilkokullarda öğrenmiş olduğumuz gibi matematik  öğretmeninin ona &#8220;Kemal&#8221; ismini vermesinden çok ötedir. Matematiğin  bilimsel gelişme acısından anlaşılır bir dilde öğretilmesi gerektiği  düşüncesi ve bu konudaki çalışmaları sayesinde bize kazandırdığı onca  güzelliğe bir yenisini daha eklemiştir. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/ataturk-un-matematik-alaninda-ulkemize-getirdigi-yenilikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saglikli Bir Cevremiz Olmasi icin okulumuzda ne gibi calismalar yapabiliriz</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/saglikli-bir-cevremiz-olmasi-icin-okulumuzda-ne-gibi-calismalar-yapabiliriz.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/saglikli-bir-cevremiz-olmasi-icin-okulumuzda-ne-gibi-calismalar-yapabiliriz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:59:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/saglikli-bir-cevremiz-olmasi-icin-okulumuzda-ne-gibi-calismalar-yapabiliriz.html</guid>
		<description><![CDATA[
Sağlık Eğitiminde  İşbirliği Yapma
Eğitim Ve Öğretim &#8211; Genel Konular
Sağlık Eğitiminde İşbirliği Yapma Sağlık Eğitiminde İşbirliği Yapma Her  sektörün
hizmet verirken karşılaştığı bazı sorunlar mevcuttur. Sağlık alanında  tek başına
tüm topluma ulaşması olanaksız olup verilen hizmetin kaliteli ve yeterli  olması
olanaksızdır. Bunun ve sağlıklı bir çevremiz olması için okulumuzda ne  gibi
çalışmalar yapabiliriz, okulumuzda sağlıklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
Sağlık Eğitiminde  İşbirliği Yapma<br />
Eğitim Ve Öğretim &#8211; Genel Konular<br />
Sağlık Eğitiminde İşbirliği Yapma Sağlık Eğitiminde İşbirliği Yapma Her  sektörün<br />
hizmet verirken karşılaştığı bazı sorunlar mevcuttur. Sağlık alanında  tek başına<br />
tüm topluma ulaşması olanaksız olup verilen hizmetin kaliteli ve yeterli  olması<br />
olanaksızdır. Bunun ve sağlıklı bir çevremiz olması için okulumuzda ne  gibi<br />
çalışmalar yapabiliriz, okulumuzda sağlıklı bir çevre olması için neler<br />
yapabiliriz, çevremizin ve okulumuzun daha temiz olması için neler  yapabiliriz,<br />
okulumuzun daha temiz olması için neler yapabiliriz, çevremizin temiz  olması<br />
için neler yapabiliriz, çevremizin ve okulumuzun temiz olması için neler<br />
yapabiliriz, sağlıklı bir çevre için neler yapabiliriz, işbirliği  yapmanın<br />
önemi, okulumuzun temiz olması için neler yapmalıyız</p>
<p>Her sektörün hizmet verirken karşılaştığı bazı sorunlar mevcuttur.  Sağlık<br />
alanında tek başına tüm topluma ulaşması olanaksız olup verilen hizmetin<br />
kaliteli ve yeterli olması olanaksızdır. Bunun için diğer sektörlerin<br />
kaynaklarından yararlanmasın gerekir. Böylece istenen düzeyde, istenen  şekilde<br />
ve istenen kalitede yaygın eğitim verilebilir.<br />
Özellikle sağlık gibi insanın yaşamını çok etkileyen bir sektörün  insanlara<br />
hizmet verme temel ilkesidir. Çünkü her kişi sağlıklı bir yaşam yaşamak  ister ve<br />
buda onların en temel hakkıdır. Sağlık sektörünün yaş, cins, ırk, statü<br />
gözetmeksizin her insanı kapsaması gerekir. Ve böyle geniş bir hizmet  yürüten<br />
bir sektörün bunu tek aşına başarması gibi bir şey düşünülemez. Bunun  içinde<br />
görev, yetki ve sorumluluğun farklı sektörlerle paylaşılması gerekir.</p>
<p>İşbirliğinin Aşamaları:</p>
<p>? Yapılacak sağlık konusunun ilk aşamada belirlenmesi gereklidir.<br />
? Konunun çözümüne yönelik tüm hareket ve amaca ulaşmak için tutulan  yollar<br />
belirlenmelidir.<br />
? Katılacak olan sektörlerin katılım ve onunla ilgili olarak para, insan  gücü,<br />
araçlar, fikirler, çalışmalara katılım, onay verme gibi bilgilerin  hazırlanması<br />
gerekir.<br />
? Katılacak olan sektörlerle sorun ve bu sorunlara çözüm önerileri için<br />
tartışılıp eylemler ve izlenecek planlar belirlenmelidir.<br />
? Eldeki tüm kaynaklar gözden geçirilmeli ve ortak olarak kullanılacak  program<br />
ve planlar hazırlanmalıdır.<br />
? İşbirliğinin kurumsal bir yapısının ortaya çıkarılması gerekir.<br />
? Elde edilen plan ve programlar uygulanmalıdır.<br />
? Program ve planlar hakkında değerlendirmeler yapılmalı ve  izlenmelidir.</p>
<p>İş birliği Yapmanın Olanakları<br />
? Hedef kitleye ulaşım ve verilecek hizmetin verilmesi daha hızlı ve  çabuk olur.<br />
? Hizmet için işbirliği yapılacak kurumun kaynak araç-gereç ve gerekli<br />
kaynaklarından yararlanılır.<br />
? Zamandan tasarruf edilir.<br />
? Hizmet daha ekonomik olur.<br />
? Kurum ve kuruluşlarla etkileşim-uyum ve ortaklı artar.<br />
? Halkla iletişim daha fazla olur.<br />
? Yapılan hizmet daha etkin, kaliteli ve verimli olur.<br />
? Özellikle toplum liderleri aracılığıyla halk eğitime katılmaya ikna  olur.<br />
? Hizmetin başlama aşamasından sonuna kadar hedef kitleye yardım  yapılabilir.<br />
? Özellikle öğretmenler, öğrenciler tarafından model alınıp taklit  edildiği için<br />
hizmet daha verimli olup bazen ailelerle ilişkileri sayesinde aileler  üzerinde<br />
de etkili olabilirler.<br />
? Çalışmalar daha ayrıntılı ve güncel olarak tanıtılır ve  yaygınlaştırılır.<br />
? Yönetici, muhtar, imam vs. yaptırım gücü sayesinde hizmet ve eğitime  yer<br />
sağlanır ve insanların ilgisi toplanır. Ayrıca çalışmaların yürütülmesi,<br />
izlenmesi ve değerlendirilmesinde sorumluluk yüklenmiş olunur.<br />
? Gönüllüler ait oldukları kitleyi etkileyip ve bu kişilere önderli  ederler.<br />
? Özellikle anne-baba ve aile gibi en küçük sosyal birimler davranış  modellerini<br />
geliştirdiği için onlarla yapılan işbirliğinde aile ve çevredeki  bireyler daha<br />
kalıcı bir şekilde etkilenirler. Buda eğitimi daha verimli ve etkili  kılar.</p>
<p>Sağlık Eğitiminde İşbirliği Yapılacak Kurum ve Kuruluşlar</p>
<p>- Devlet başkanları ve toplum liderleri<br />
- Gazete, dergi, televizyon ve radyo gibi basın mensuplarıyla<br />
- Aile, anne ve babalarla<br />
- Okullarla<br />
- Halk eğitim merkezleriyle<br />
- Öğretmenlerle<br />
- Muhtar ve köy imamlarıyla<br />
- Komutan ve askerlerle,<br />
- Toplumdaki yöneticilerle<br />
- Toplumdaki gönüllülerle<br />
- Dini kurum ve liderlerle(diyanet işleri başkanlığı vs.)<br />
- İş yerleriyle, işveren ve işçilerle,<br />
- Vakıf ve Derneklerle,<br />
- Sendika ve kooperatif yöneticilerine,<br />
- Meslek odaları ve birliklerine,<br />
- Sanatçılarla ve yazarlarla,<br />
- Sağlık personeli ve çalışanlarıyla<br />
- Kadın kuruluşları ve gençlik kuruluşlarıyla,<br />
- Belediyelerle,<br />
- Üniversitelerle,<br />
- Uluslar arası kuruluşlarla,<br />
- İl özel idareleriyle vs. gibi tüm toplumu ilgilendiren tüm  kuruluşlarla<br />
işbirliği yapılabilir.</p>
<p>İşbirliği Yapılacak Kişiler<br />
Bir toplum kişilerin birleşmesiyle ortaya çıkar. Bu bireylerin kendi  yakın<br />
çevresinde oluşan sorunlarla ilgilenmesi bir birey olarak hak ve<br />
sorumluluklarını fark etmesi ve o konu hakkında toplumsal olarak bir  kalkınma<br />
oluşur. Bu konular toplumu ilgilendirene her konu ile ilgili olabilir.  (örneğin:<br />
Eğitim, sağlık vs.).yapılacak olan eğitimde öncelikle toplumu etkileyen<br />
kişilerle yapılır. Ve bu bireylerin önder kişilerce etkilenmesi sağlamak<br />
istenir. Ve böylece ulaşılacak hizmet ve verilecek eğitimler daha geniş<br />
kitlelere daha verimli ve etkili bir şekilde ulaştırılır.<br />
Bir eğitim ve hizmette işbirliği yapılacak olan kişiler<br />
- Yöneticiler,<br />
- Eğitimciler,<br />
- Gazeteciler,<br />
- Siyasi liderler,<br />
- İşçiler,<br />
- Doktorlar ve sağlık personelleri,<br />
- Mahalli yöneticiler,<br />
- Öğretmen ve mühendisler,<br />
- Anne ve babalar,<br />
- Sanatçılar,<br />
- Gazeteci ve yayıncılar vs. sayılabilir.</p>
<p>Bu kişiler aracılığıyla toplumdaki bireylerin etkilendirilmesi<br />
düşünülebilir.ancak oluşturulan işbirliğinin liderlik ve gönüllülük  esasına<br />
oturtulması sağlanır.bu nedenle işbirliği yapılacak kişiler seçilirken<br />
?kişilerin özellikleri,lider olan kişilerin eğitimi ve belirlenmesi?  öncelikli<br />
belirlenmesi gereken unsurlardır.</p>
<p>İşbirliği Yapılacak Kişilerde Aranan Nitelikler<br />
- Gönüllü olan bu kişi istekli olmalı, çalışmalarında sürekli olmalı ve  çıkarcı<br />
olmamalıdır.<br />
- Alçak gönüllü, samimi, hoşgörülü, sevecen, anlayışlı, kararlı, ilke  sahibi,<br />
inandırıcı, demokrasi ilkelerini benimseyen ve cesur olmalıdır.<br />
- Çevresiyle sağlıklı ilişkiler ve iletişim kurabilen, yeniliklere açık,  problem<br />
çözebilen, ileri görüşlü, okur-yazar, kültürlü, toplumu tanıyan ve  toplum<br />
tarafından kabul görülen örnek bir insan olmalıdır.<br />
- Çevresine ayıracak zamanı olmalıdır. Bir yerleşim biriminde her iki  cinsten<br />
gönüllü ekibi oluşturmalıdır.</p>
<p>İş Birliği Yapılan Kişilerin Eğitilmesi</p>
<p>Yapılacak olan eğitim ve hizmetin topluma iletilmesi ve uygulanması için<br />
öncelikli olarak işbirliği yapılacak kişilerin belirli bir eğitimden  geçmeleri<br />
gereklidir.</p>
<p>Verilecek eğitim eğitimi şu maddelerden oluşur.</p>
<p>1.Modüller şekilde verilecek eğitim:<br />
Davranışların değişmesi için oluşturulacak toplumun ihtiyaç oranı ve  kitlesine<br />
göre belirlenir. İhtiyaç duyulan her konu ve bölüm için ayrı ayrı bir  eğitim<br />
modülü geliştirilir. Örnek olarak akraba evliliğinin eğitimim için  hazırlanan<br />
bir modülde eğitim broşürleri, afişleri ve bunun gibi bilgilendirme  bileşenleri<br />
hazırlanabilir.</p>
<p>Öğretim modülü; belirlenen eğitim ve hizmet için temel bilgiler, teknik  mesajlar<br />
ve eğitici için notlar vs. gibi bölümlerlerden olmalı ve 2?5 sayfalık<br />
herkesimden insanın anlayabileceği dilde yalın ve resimlerle  desteklenmiş ve<br />
hedef kitlenin ihtiyaçlarına karşı doyurucu olmalıdır.<br />
2.Gönüllülük ağının oluşturulması:<br />
Verilecek hizmet ve eğitim için gönüllü kişilerden il, ilçe ve yerel  düzeyde bir<br />
gönüllüler ağı oluşturulabilir. Hizmet ve eğitim ilk olarak iş birliği  yapılacak<br />
gönüllülere verilir. Her eğitim verilen kişi örnek verecek olursak 10  kişiye<br />
eğitim vermesi istenebilir. Böylece hizmet ve eğitim geniş bir kitleyi  kapsar.<br />
3.Gönüllülerin Eğitimi:<br />
Gönüllü kişilerin eğitim işini merkez eğitim grup üstlenir. Merkez  eğitim grubu<br />
bu eğitimi gerçekleştirmek için tanıtım, konferans, beyin fırtınası,  soru-cevap,<br />
gösteri, rol oynama, vaka çalışması, tartışma, anket gibi yöntemler  kullanırlar.<br />
Böylece işbirliği yapılacak gönüllüler eğitilmiş olur.</p>
<p>Sağlık Hizmetlerinde Kurumlarla İşbirliği<br />
Bir toplumun sürekli yaşam ihtiyaçlarını karşılamak, sorunlarını çözmek  için<br />
ortaya çıkan ve toplumca benimsenen yasa ve kurallara uygun olarak  çalışan<br />
ilişkiler dokusuna toplum ismi verilir. Örneğin; eğitim, sağlık,  askerlik, din<br />
vs.<br />
Toplumsal kurumların görevlerinin şöyle sıralayabiliriz:<br />
- Toplumu bütünleştirir.<br />
- Toplumun yaşamını sürdürmesine yardımcı olur.<br />
- Toplumun sorunlarına ölçülendirilmiş, denenmiş olarak ortaya konulmuş  çözüm<br />
yolları getirir.<br />
- Toplumun üyeleri arasında oluşacak ilişkileri yasaya, kurala bağlar.<br />
- Yeni oluşan kuşakların davranışlarının biçimlendirir. Ve her bireyin  yasa ve<br />
kurallara uymasının sağlar.<br />
- Toplumsal birimlerin kurulup çalışmasını sağlar.(evlilik  kurumu:aile,eğitim<br />
kurumu:okul,sağlık kurumu :hastane)</p>
<p>Sağlık eğitiminde İşbirliği Yapılacak Kurumları Şöyle Sıralayabiliriz:<br />
A)Aile Kurumlarıyla İş Birliği<br />
B)Eğitim Kurumlarıyla İş Birliği<br />
C)Sağlık Kurumlarıyla İş Birliği<br />
D)Dini Kurumlarla İş Birliği<br />
E)İş Kurumlarıyla İş Birliği<br />
F)Silahlı Kuvvetlerle İş birliği<br />
G)Basın ve Yayın Kuruluşlarıyla İş Birliği<br />
H)Gönüllü Kurumlarla İş Birliği</p>
<p>A)Aile Kurumlarıyla İş Birliği</p>
<p>Bir toplumu oluşturun en küçük sosyal birim ailedir. Bir ailede Anne,  baba ve<br />
çocuklar ana üyeler olur diğerleri tamamlayıcı kişilerdir. Aile  yapılarının<br />
sağlık koşulları toplumun sağlık gelişmişliğini ortaya koyar. Toplum  sağlığının<br />
istenen seviyeye gelmesi için öncelikle ailelerin eğitilmesi gerekir.  Bunun için<br />
iş birliği yapılan en önemli kurumlardan birisi ailedir.<br />
Her birey ilk olarak ailede büyüdüğü için öncelikle aile ve bireylere  eğitim<br />
verilmeli ve sağlık davranışları ailede verilmelidir. Çünkü bir birey  aileyi<br />
oluşturur ve ailede toplumu oluşturur.<br />
Bireyin içinde olduğu evin temiz, sakin, düzenli ve sağlık koşullarına  uygun<br />
olması bireyi sağlıklı yetişmesi ve iyi eğitilmesinin sağlar. Aynı  şekilde<br />
evdeki bireylerinde davranış ve tutumları çocuğun gelişimini direkt  olarak<br />
etkiler.<br />
Bu amaçla eğitim görevlileri özellikle anne ve babayı eğitmeli ve bu  eğitim<br />
eşgüdümlü olarak çocuklara yansıtılmalıdır. Verilecek eğitim aile-okul  iş<br />
birliği ilkesi doğrultusunda uygulanmalıdır. Çünkü okulda eğitim alan  çocuklar<br />
okulda edindikleri eğitim ve bilgileri aile bireylerine taşırlar. Böyle  yapılan<br />
eğitim daha etkili olur. Ayrıca unutulmamalıdır ki, anne-babaların  sağlıklı<br />
davranışları çocuklarının da sağlıklı davranışları demektir.</p>
<p>B)Eğitim Kurumlarıyla İş Birliği</p>
<p>Toplum nüfusunun öğretmenler ve öğrencilerle birlikte büyük çoğu  okullarda<br />
toplanmıştır.bunun için verilecek eğitimde eğitim kurumlarıyla da iş  birliği<br />
oldukça önemlidir.<br />
Okul eğitim-öğretim içi,n oldukça etkili bir kurumdur.okullar öğrenci<br />
aileleriyle işbirliği içinde bu sistemi yürütürler.evde yeteri kadar  eğitim<br />
almamış bireyler olabilir. Bunun için velilerle iş birliğiyle okul  eğitimi<br />
istenilen seviyeye ulaştırabilir. Bir okul öğrenciler sayesinde tüm  topluma<br />
ulaşabilir. Bu şekilde okulda öğrencilere verilen sağlıklı bilgi tutum  ve<br />
davranış diğer toplum bireylerine de iletilir.<br />
Okullarda verilecek eğitimden öğretmenler sorumludur. Öğrenci öğretmeni  bir<br />
model olarak alıp taklit ettiği için etki ve yaptırım gücü daha  fazladır. Ayrıca<br />
öğretmenler aileler üzerinde de etkili olmaktadırlar. Okulda ise  öğretmenden<br />
istenen davranış, sağlıklı olmanın ne olduğunun, öneminin ve korunma  yöntemleri<br />
gibi konularda eğitim vermesidir. Bunun için öğretmenlere verilecek  eğitimin<br />
hangileri olduğunu belirlemek ve önermek ve öğretmenleri bu şekilde<br />
bilgilendirmek gerekir.<br />
Ayrıca okullarda koruyucu sağlık hizmetleri ve muayenelerinde de eğitime  önem<br />
verilmelidir.<br />
Eğitim Kurumlarıyla İş Birliği yapılacak sağlık eğitimim Şu Konulardan  Oluşur:</p>
<p>? Kişisel sağlık bilgisi,<br />
? Hastalıkların önlenmesi ve kontrolü,<br />
? Aile Sağlığı,<br />
? Tüketici Sağlığı,<br />
? İnsan Vücudu ve Görevleri,<br />
? Beslenme ve Çevre Sağlığı,<br />
? Büyüme ve Gelişme,<br />
? Zihinsel ve Duygusal Sağlık,<br />
? İlk Yardım, Güvenlik ve kazalardan korunma,<br />
? Zararlı alışkanlıklar eğitimi gibi konularda eğitim verilmelidir.</p>
<p>Ayrıca okullarda sağlık hizmetlerinin yürütülmesi de gereklidir. Bunun  için<br />
okulların temizlik ve hijyen kuralları içinde eğitim vermesi gerekir.  Bunun için<br />
sınıfta bulunan öğrenci sayısının az, yeterli derecede ısı ve ışık,  lavaboların<br />
temiz sabunlu olması ve okulda en az bir ilk yardım dolabı olmalıdır.  Aşılama<br />
hizmetlerinin yapılması, sağlık taramalarının belirli zamanlarda  yapılması<br />
gerekir. Her bireyin bilmesi gereken sağlık bilgileri verilmelidir.<br />
Okul dışında bulunan bazı eğitim merkezleri vardır. Halk eğitim  merkezleri<br />
bunlardan biridir. Ayrıca bu merkezlerde örgün eğitim görmemiş bireylere  de<br />
yaygın eğitim hizmetleri verilmektedir. Toplumdaki bireylere ulaşma  bakımından<br />
önemli bir merkez olduğu için Halk eğitim merkezleriyle de iş birliği  yapmak<br />
gerekir.<br />
Halk Eğitim Merkezlerinde Verilen Eğitim Konularında Bazıları Şunlardır:<br />
. Aile planlaması,<br />
. Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar,<br />
. Ana-Çocuk Sağlığı,<br />
. Hasta ve Yaşlı Bakımı,<br />
. Kazalar ve İlk Yardım,<br />
. Yeterli ve Dengeli Beslenme,<br />
. Ağız ve Diş Sağlığı,<br />
. Kişisel Sağlık Bilgisi,<br />
. Çevreyle İletişim, gibi eğitim konularından oluşur.</p>
<p>C)Sağlık Kurumlarıyla İş Birliği<br />
Sağlık kurumları toplumdaki bireylerin sağlığını korumak ve sağlığını<br />
kaybedenlere de sağlığının tekrar kazandırmak amacıyla açılan  kurumlardır. Bu<br />
kuruluşların organizasyonunda Sağlık Bakanlığı görevlidir. Bu kurumlarda  doktor,<br />
diş hekimi, psikolog, diyetisyen, sağlık teknisyeni, tıbbi sekreter gibi<br />
personeller görevi yürütürler.</p>
<p>Eğitimde iş biriliği yapılacak yerlerin başında sağlık hizmetlerinin  etkin<br />
olarak yürütüldüğü kurumlar gelir. Eğitimler herkesin düzeyine göre  yapılmalı<br />
ayrıca kendi bakımlarının da geliştirilmesi hedeflenir.</p>
<p>Toplum bireyleri sadece sağlıkla ilgili bir sorunları olduğu zaman  buralara<br />
başvurmaktadır. Fakat bu kuruluşlar sadece sorun olduğu zaman verilmeyip<br />
sorundan önce de verilir. Onun için herhangi bir sağlık sorunu için  gelen birey<br />
eğitime açık olduğu için gerekli eğitim verilmelidir. Böylece  hastaneler,<br />
doğumevleri, dispanserlerde, sağlık ocaklarında eğitim verilmiş olur.</p>
<p>D)Dini Kurumlarla İş Birliği:</p>
<p>İbadet yerleri bireylerin inançları, değer yargıları aynı olan  insanların bir<br />
araya geldiği yerlerdir. İnsan topluluğu buralarda da olduğu için eğitim  için<br />
dini kurumlarla iş birliği önemlidir. ibadet yerlerinde dini bilgiler<br />
bilimselleştirilerek anlatılmalıdır.</p>
<p>Dini kurumlarda özellikle namaz vakitlerinde insanlar bir araya gelir ve  hazır<br />
gruplar oluşur. Ve eğitim ortamı oluşur.</p>
<p>Dinin etkileme gücü yüksek olup insanlar din adamları ve din  ortamlarından<br />
etkilendiği için burada verilen eğitim derin izler bırakır. Bunun için  din<br />
adamları dinimizin sağlığa verdiği önemi göz önünde bulundurarak  dinimizin<br />
sağlığa verdiği önemi, kişisel hijyeni, çevre sağlığı, bulaşıcı  hastalıkları,<br />
cinsel yaşam gibi konular hakkında eğitimler vermesi sağlanmalıdır.  Ayrıca<br />
koruyucu sağlık hizmetleri hakkında da bilgilendirilmesi gereklidir.</p>
<p>E)İş Kurumlarıyla İş Birliği:</p>
<p>Toplum nüfusunun büyük bir bölümüm iş kurumlarına dağılmıştır. İş  kollarında<br />
çalışan kişilerin sağlığının korunması için çalışanları meslek  hastalıkları,<br />
kazalar, ilk yardım ve diğer sağlık konularında eğitimler verilebilir.<br />
Giderek artan endüstriyle birlikte iş ortamları büyümekte ve iş yeri<br />
yöneticisine, mühendisine vs. Eğitimler verilmelidir. Özellikle  işçilerin<br />
dikkatinin çekmek için afiş, broşür, yazı vs. hazırlanabilir.<br />
İşçilerin sağlık eğitiminde yapılan işte sağlığın önemi, iş yerindeki  çalışma<br />
koşulları, meslek hastalık ve kazaları hakkında eğitimler verilmeli ve  işçiler<br />
bilinçlendirilmelidir.<br />
Özellikle sanayi kuruluşlarında çevre sağlığına önem verilmelidir.  Ayrıca olacak<br />
bir kazada ilk yardım ve yapılacaklar hakkında etkili bir eğitim  verilmelidir.<br />
İşçilere kişisel sağlık bilgisi, aile planlaması, beslenme vs. konularda  da<br />
eğitimler verilmesi ve yeterli bir biçimde kullanılmaları  sağlanılmalıdır.</p>
<p>F)Silahlı Kuvvetlerle İş Birliği:</p>
<p>Toplumdaki bireylerin toplanmış olduğu bir yerde ordudur. Türk ordusu  800000<br />
kişi civarındadır. Burada verilen eğitim savaşa hazırlamak yanında  hayatta<br />
kalmaya hazırlar.<br />
Ordu içinde bu eğitimleri verebilecek revirler, hastaneler gibi birimler<br />
mevcuttur. Ordu eğitimcisi olan subay, astsubay ve erbaşlar sağlıkla  ilgili<br />
eğitimler verilmeli ve tüm topluma yayılmasını sağlanması sağlanmalıdır.<br />
Orduda verilen eğitim sadece bilgi olarak kalmayıp alışkanlık düzeyinde<br />
olmalıdır. Bununda terhisten sonrası örnek davranışlar gösterip başka  bireylere<br />
yansıtılması şeklinde devam eder.<br />
Verilen eğitim ise ?insan vücudu ve işlevleri, kişisel salık bilgisi,  beslenme,<br />
aile planlaması, spor, beslenme, ilk yardım vs.? eğitimler verilmelidir.</p>
<p>G)Basın Ve Yayın Kuruluşlarıyla İş Birliği</p>
<p>Toplu üzerinde oldukça etkili olduğu dergi, gazete, televizyon, radyo  gibi basın<br />
ve yayın kuruluşlarıdır. Bu etki yaygı olup süreklidir. Bu yolla  verilecek<br />
eğitim toplumun her kesimine ulaşır. Bunun için kurumlarla iş birliği  yapılmalı,<br />
verilecek eğitimlerde toplum ihtiyacını karşılayacak düzeyde eğitim<br />
verilmelidir. Ayrıca güncel olmalı ve çift yönlü iletişim şekline önem<br />
verilmelidir.<br />
İş birliği organizasyonunda bu kurumların yöneticilerine,  programcılarına ve<br />
sağlık uzmanları gibi halkın benimsediği kişiler alınmalıdır. Ayrıca  eğitimlerde<br />
eğlendirme işlemleriyle etkin bir hizmet verilmelidir.</p>
<p>H)Gönüllü Kurumlarla İş Birliği:</p>
<p>Vakıflar, dernekler, birlikler gönüllü kurumlar olup pek çok üyesi  vardır. Bu<br />
nedenle bu kurumlarda daha çok kitleye ulaşırız.<br />
Bu kurumlarda gönüllü bireyler çalışır. Emekliler, yaşlılar,  hayırseverler ve<br />
toplum için bir şeyler yapmak isteyen kişiler çalışır.<br />
Bu potansiyelin bazen harekete geçirilmesi yeterli olmaktadır. Bunun  için onları<br />
cesaretlendirmek ve yönlendirmek yeterli olacaktır. Bu adımlar sonrası  mutlaka<br />
güzel çalışmalarla sonuçlanacaktır.</p>
<p>Kuruluşlarla İş Birliği:</p>
<p>Toplumun bütününe hizmet vermek amacıyla oluşturulan ve belirli bir  merkezden<br />
yerel alanlara doğru hiyerarşik bir dizi içinde örgütlenmiş kurumlar  ağına<br />
kuruluş denir. Örneğin;<br />
Milli eğitim bakanlığı merkez(Ankara) il, ilçe düzeyinde kurumlar arası  ağı<br />
şeklinde örgütlenmiş olan bir kuruluştur.<br />
Kuruluşlarla yapılan iş birliğine sektörlerarası iş birliği denir.  Kuruluşların<br />
hazır olan yapılanmasını ve imkânlarını eğitim amacıyla harekete  geçirmek sağlık<br />
alanında toplumsal değişmeyi kolaylaştırmakta ve daha verimli  yapmaktadır.<br />
Kuruluşlarla iş birliğinde çok sayıda sektör birlikte çalışmakta ve  gönüllü<br />
katılımını sağlayabilmektedir. Sektörler sağlığı geliştirmek için ortak  proje ve<br />
stratejiler oluşturmakta ve bu uygulamaların hayata geçirilmesini<br />
kolaylaştırmaktadır. Böylece sağlık eğitimi daha etkili ve verimli  olması<br />
sağlanmış olur.<br />
Kuruluşlarla iş birliğinde merkezden uygulama birimlerine kadar her  kademede<br />
gerçekleştirilebilir. Ancak bunun için sektörler eşit görev ve  sorumluluklar<br />
almalı ve bir arada çalışma tarzı oluşması sağlanmalıdır.</p>
<p>A)Merkezi Kuruluşlarla İş Birliği:</p>
<p>Sağlık bakanlığı?nın öncülüğünde oluşturulan iş birliği, eğitim ve  hizmetin<br />
yollarını belirleme, katılımını sağlama ve toplumun harekete geçirilmesi<br />
açısından oldukça önemlidir. Ayrıca uluslararası kurum ve kuruluşlarla  işbirliği<br />
merkezi düzeydedir.<br />
B)İl Kuruluşlarıyla İş Birliği:</p>
<p>Merkezi düzeyde ya da il düzeyinde planlanan eğitim ve hizmet  çalışmaları için<br />
il kuruluşları ve yetkilileriyle de iş birliği yapılır.</p>
<p>C)İlçe Kuruluşlarıyla İş Birliği:</p>
<p>Merkezi ve il düzeyinde ya da ilçe düzeyinde planlanan eğitim veya  hizmet<br />
çalışmalarının yürütmek için içe yetkilileri ve kuruluşlarıyla yapılır.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/saglikli-bir-cevremiz-olmasi-icin-okulumuzda-ne-gibi-calismalar-yapabiliriz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selcuklular Doneminin Eserlerinin Turk Kultur Sanat ve Estetik Anlayisina Katkilari</title>
		<link>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/selcuklular-doneminin-eserlerinin-turk-kultur-sanat-ve-estetik-anlayisina-katkilari.html</link>
		<comments>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/selcuklular-doneminin-eserlerinin-turk-kultur-sanat-ve-estetik-anlayisina-katkilari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ziyaretçi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler|Ödevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/selcuklular-doneminin-eserlerinin-turk-kultur-sanat-ve-estetik-anlayisina-katkilari.html</guid>
		<description><![CDATA[
Atlı göçer  kültürde görünen bu özelliklerin etkileri ile birlikte Çin çevresinde  yaşayan Türklerin bezeme biçimlerinde Çin bulutu ile karşılaşılmaktadır.  Yine Türk inançlarında Uygur dönemlerinde Budizm etkileri  görülmektedir. Ta-pa Türklerinin Budist olduğu ve ipek yolu üzerinden bu  inancın batı ve doğu Türkleri arasında yayılmaya başladığı  bilinmektedir. Bununla birlikte Türk sanatına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="spn_yazilacak_kisim"><br />
Atlı göçer  kültürde görünen bu özelliklerin etkileri ile birlikte Çin çevresinde  yaşayan Türklerin bezeme biçimlerinde Çin bulutu ile karşılaşılmaktadır.  Yine Türk inançlarında Uygur dönemlerinde Budizm etkileri  görülmektedir. Ta-pa Türklerinin Budist olduğu ve ipek yolu üzerinden bu  inancın batı ve doğu Türkleri arasında yayılmaya başladığı  bilinmektedir. Bununla birlikte Türk sanatına ilişkin en net ve kalıcı  verileri Göktürklerde bulmak mümkündür. Göktürklerden kalma Orhun  yazıtları, anıtsal heykelcikler, sunaklar, mezar yapıları bunlara  örnektir. Kurganlarda eyer takımları üzerine hayvan motifleri ve av  sahneleri olan süs eşyaları toprak ve madeni kaplar bulunmaktadır. Uygur  mimarisi bindirme ahşap, tavan tekniği ile yapılmış ve duvar  resimlerinde Hint- Çin Budist etkisi görülmektedir. Bu resimlerdeki  insan fizyonomisi Çinli Türk karışımı bir tip olarak sonradan  Selçuklular kanalı ile İslam İran minyatürüne taşınmıştır. ( Kuban ,  s:77) Bu resimlerde ki portrelerin klişeden uzak kişisel nitelikler  taşıdığı bilinmektedir.</p>
<p>İslam Felsefesi, Sanat ve Estetiği</p>
<p>Realizmden kaçış;  İslam sanatının eserleri incelendiğinde, doğayı  olduğu gibi taklit eden realizmden şiddetle kaçınılması, nesneleri  soyutlaştırarak ifade etmesi göze çarpmaktadır. Emeviler de ilk devir  süslemelerinde realizm görülsede giderek bundan uzaklaşılmıştır. M:S.9.  yüzyılın ortalarından itibaren ise soyut bir nitelik kazanmıştır. Abbasi  ve Selçuklular devri minyatürlerinde de benzer bir durum görülmekte ve  13. yüzyıla gelindiğinde daha soyut bir karakter kazandığı  görülmektedir. İslam sanatı  nesne yada figürleri aynen resmetmek yerine  onları yorumlayıp, üsluplaştırarak, figürleri, bitki yada çizgilerin  arasına saklayarak İslam (sanatının) süslemesinin temelini  oluşturmuştur. Bu yönü ile de İslam sanatı; derinlikten yüzeye,  gerçekten stilizasyona yönelirken, (Yetkin:1953 s.33).     batı sanatı;  Giotto ile yüzeyde derinliğe, tecritten gerçeğe doğru tersi bir yol ile   ilerlemiştir.   ( Ghomrıch.1998 s:175)</p>
<p>Ortaçağ Türklerinin figüratif karakterli eserlerinin İslamiyet  içerisinde stilizasyona uğraması İslam dininin putperestliğe karşı   figürü yasaklaması ile olmuştur kanısı oldukça yaygındır. Yakın  tarihimizde yapılan araştırmalar ve 1980’li yıllarda oryantalistler  tarafından Kuseyr  Amra’da bulunan duvar resimlerinin bulunmasıyla bu  görüş farklılaşmaya başlamıştır. İslami yaşam içerisinde figürün hoş  görülmemesi her ne kadar gerçek bir olgu ise de bu Kuranı Kerim’den daha  çok hadislere dayanmaktadır. (Grabar, 1988 s:58). İslam tarihinde figür  yapımı ile ilgili bir çok eser günümüzde bilinmektedir. Örneğin;</p>
<p>*      Hırbet-el Mefcer sarayındaki mozaikler,<br />
*      Hırbet-el Mefcer sarayındaki kuş heykelleri,<br />
*      Hırbet-el Mefcer sarayındaki rakkase heykelleri,<br />
*      Kasru’l hayri’l’in dış cephesindeki heykeller,<br />
*      Samarra Cevsaku’l hakani’nin duvarındaki figürlü resimler,<br />
*      Cevsaku’l Hakani’nin kubbeli holün dekorasyonları,<br />
*      12.-13. yy. Selçuklu seramik tabakları,<br />
*      Tolunoğlu devrinden kalma keten üzerine hipopatam figürü,<br />
*      12. yy.’da Fatımiler devrinde figürlerle dolu fildişi panolar,<br />
*      Fatımilerden kalma hayvan figürlü dokumalar,<br />
*      Tunus’taki Fatımi dönemi figür kabartma heykelleri,<br />
*      Fatımilerdeki figürlü sürahi,<br />
*      Fatımilerdeki hayvan heykelleri,<br />
*      Divriği Ulu Camii’nin batı cephesindeki taçkapı süslemeleri,<br />
*      Irak’ta Selçuklular’dan kalma insan figürlü kabartmalar.<br />
Orta Asya nın komşusu olan bölgelerdeki Çin, Hint, İran gibi büyük  kültür çevrelerinin etkileriyle zenginleşmiş; onları da etkileyerek  evrensel seviyesini göstermiş olan  Türk mimari faaliyeti, Gazneliler,  ve Büyük Selçuklu devirlerinde de gittikçe teknik ve estetik kalitesini  de artırarak islamın da azımsanmayacak etkisi ile gelişmeye devam  etmiştir.(Arık, 1990 s:139)</p>
<p>Selçuklular döneminde  İran tipi cami denilen camiler ortaya  çıkmıştır.12. yy. ‘da önemli kentlerde ayaklı camilerin yeni planlarla  (İslamiyet’le birlikte) inşa edildiği bilinmektedir. Bunun yanında 11.  yy.’dan günümüze  cami mimarisine Türklerin Orta Asya’dan getirdiği en  belirgin öğe silindirik, poliganol yada yıldız biçimindeki minarelerdir.  Yine köken olarak Orta Asya (İslamiyet öncesi) geleneklere bağlı kule  yapıları da İslam mimarisine Türklerce taşınmıştır. Mimari bezemeler  açısından tuğla minare, taşıyıcı gövdeye kaplanan, mozaik pişmiş  tuğlanın olanak verdiği geometrik desenlerle süslenmektedir. Yatay kufi  yazı şeritleri 11. yy.’da (İslamiyet’le) ortaya çıkmıştır.  Mihrapların  mozaik ile bezenmesi de Selçuklu döneminde gerçekleştirilmiştir.  Medreselerin ve zaviyelerin ilk örnekleri de eyvanlı ev örneklerine  dayandığı düşünüldüğünde islami eğitim kurumlarının , İslamiyet öncesi  Türk mimarisine dayandığı görülmekte, mimari tarzınında  Budist manastır  geleneğine dayandığı bilinmektedir.</p>
<p>Orta Asya’dan gelen halı sanatı Selçuklular döneminde İslami   kültürlerde yayılmaya başlamıştır. İslam estetiği ise halı sanatında  uygulanan desen biçimlerini etkilemiştir. Türk halılarının keskin  çizgili motifleri, yerlerini  yumuşayan ve dalgalı çizgilere ve  biçimlere bırakmaya başladığı örneklerden izlenebilmektedir. İlk  dönemlerde hayvan motifleri görünse de zamanla ağırlık İslam bezemesinin  arabesk biçimleri palmetler     ve dolama dal kompozisyonlarına ayrıca  yer yer kufi yazı bantlarına yerini bırakmıştır.</p>
<p>Lüsterli (yaldızlı) çini tekniği İslam kültürünün seramik yaratımıdır,  ve çok yüksek bir soyutlama iradesi ve soyut desenle karşımıza  çıkmıştır. Türk tarihinin çömlekçiliğinde önemli bir yeri olan Semerkant  çömleklerinde de hiç insan figürü görülmemektedir. Tanınabilen  hayvanlar(kuşlar) da çok azdır. Yine vahşi yaşam izleri taşıyan seramik  bezemeleri noktalı dolama şeritleri ve palmetin vahşi türleri desenlere  egemen olur. 12.-13. yy. seramikleri (Moğol istilası öncesi) Selçuklu  çömlek sanatının zirve dönemidir ve bitkisel motifler İslam geleneğini  yansıtırken zengin, yumuşak, eğrisel hareketli bir karakterdedir.  Kullanılan yazılar keskin köşeli kufiden, çiçekli kufiye ilerde de nesih  kullanımına kayacaktır. İnsan ve hayvan bezemeleri diğer öğelerde  olduğu gibi karakter yapısını kaybederek, küçük boyutlu bezeme öğelerine  dönüşür; yüzey arabesk devamlılığında ve hiç boşlu kalmayacak biçimde  süslenilir. II. Dönem Selçuklu seramiğinde ise arabesk desenlerinin  güçlü örneklerini taşıyan büyük kavanozlar nesihle yazılmış bordür  panoları ile minyatüre en yakın teknik olan minai tekniği ile yapılan  seramikler İslam etkisi taşımaktadır.</p>
<p>Türk resim ve heykel sanatında görülen İslami etki ise daha net ve  keskindir. Büyük Selçukluların Rey sarayında ve Isfahan gibi merkezlerde  alçıdan ve boyalı insan heykelleri yaptıkları duvarları süvari  kabartmaları ile süsledikleri bilinmektedir. Ayrıca Konya şehir  surlarında kabartmalar; Diyarbakır şehir surları ve Kayseri iç kale  duvarlarında kabartma ve heykeller, Karatay  hanı, Erzurum çifte  minareli medrese, Divriği ulu cami ve şifahanesi gibi yapıların  duvarlarında ve taç-kapılarında  kabartmalar bulunmaktadır. Ancak 14.yy.  dan itibaren bu örnekler azalmış, 15.yy. sonlarında ise artık hiç  kullanılmamıştır.(Arık, 1990 s:139). İç Asya’dan orta Anadolu’ya gelen  Türk kültürü içerisinde resim sanatı İran Selçuklu döneminde, (duvar  resmi) neredeyse bıçakla kesilmiş gibi yok olur. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yardimx.com/haber/derslerodevler/selcuklular-doneminin-eserlerinin-turk-kultur-sanat-ve-estetik-anlayisina-katkilari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
